Anasayfa / Güncel / YENİLİKÇİ (İNOVATİF) ŞİRKETLER VE TÜRKİYE

YENİLİKÇİ (İNOVATİF) ŞİRKETLER VE TÜRKİYE

Değişimler ve dönüşümlerin hızlı yaşandığı bu dönemde kalkınmada inovatif -yenilikçi- şirketlerin ve Türkiye’nin yapması gerekenler vardır. Bu makalede öncelikle bu dönemde yaşananlar ve kalkınmada inovatif -yenilikçi- şirketlerin yapması gerekenleri daha sonra da Türkiye’nin yapması gerekenleri ele aldım.

Bu dönemde emtialaşmadan kaynaklı kârsızlaşma sorunu yaşanmakta; satıcılar birbirinin aynısı olan ürünlerine kâr primi koyamayıp sürekli fiyat kırmak zorunda kalmaktadırlar. Ve sonunda da batmaktadırlar.

Bu bağlamda kalkınmada inovatif -yenilikçi- şirketlerin yapması gerekenler önem kazanmaktadır. Bunlar; kurumlarını dönüşüme uğratmaları; inovasyon takımları oluşturmaları; beyin fırtınası toplantıları yapmaları; bu toplantılarda 5N1K sorgulamasına gitmeleri; para kazanmak için farklılaşmaya gitmeleri; müşterinin temele alınarak bire bir pazarlama yapıp müşterinin payını arttırmaları; bire bir pazarlama yaparken de müşteri nezdinde sadakat yaratılmasını amaçlamalarıdır.

Ülkemizin yenilik tercihi düzen bozucu yenilik türü olmamalı ve farklı bir ürüne gidilmesi (ürün inovasyonu), bir alandaki yeniliğin başka alana uygulanması (uygulama inovasyonu), maliyetlerin sistemin dışına çıkarılması (süreç inovasyonu), alt pazar yaratılması (alt pazar inovasyonu), farklı iş konseptine gidilmesi (iş modeli inovasyonu), deneyimlerden yola çıkarak yeniliklere gidilmesi (deneyim inovasyonu) yenilik türlerine öncelik veren şirketlere teşvikler verilmelidir.

Avrupa’nın fason üretim merkezi olma yolunda adımlar atılmalıdır. Yani zamanında iş teslimi, kaliteli üretim, sürekli ar-ge ve inovasyon çalışması konularına önem verilmelidir. Kısacası marka olmak için enerjimizin tamamı tüketilmemelidir. Bunun yerine fason üretim özendirilmelidir.

Bu fason üretim merkezi olma yolunda ilerlediğimiz de aşikardır. Bununla ilgili olarak televizyon üretiminde ve ihracatında çok güzel bir noktada olduğumuzu belirtebiliriz.

Fabrikaların kurulma sürecinde teknolojilerinin yeni olması ve farklı üretim yapabilecek özellikte de olmaları ve kendi enerjilerini üretme kabiliyetine sahip olmaları için ilgili bakanlığımızca tedbirler alınmalıdır.

Ve bu hususlar teşvik kapsamında ele alınmalıdır. Ayrıca ülkemizin kalkınmasında –inovatif şirketlerin- önemli yeri olduğundan kurumsal dönüşüme uğramaları için bu şirketlere ilgili bakanlığımızca danışmanlık hizmeti de verilmelidir.

Ülkemizde şirketlerimizde inovasyon takımları oluşturulması hususu önem arz etmektedir. İlgili bakanlığımızın özendirici ve teşvik edici çalışmalarda bulunması gerekmektedir. Söz konusu takımların yarışmalara katılmaları özendirilmelidir. Bu yarışmaların sonunda söz konusu şirketlere vergi indirimi gibi ödüller verilebilir.

Şirketlerin dolayısıyla da ülkemizin kalkınması için de hem inovasyona hem de bire bir pazarlamaya önem verilmelidir. Teknolojik alt yapı, bire bir pazarlamada önemli olduğundan ilgili bakanlığımızın şirketlerimize bu alt yapının kazandırılmasında her türlü desteği vermesi gerekmektedir.

Bu yeni pazarlama anlayışında müşteri nezdinde sadakat yaratılması amaçlandığından müşterinin istekleri temele alınarak kişiselleştirilmiş kampanyalara gidilebilmesi için bu alt yapı zorunludur.

Müşterinin payının arttırılması için; yani müşterinin daha sık satın alma davranışını göstermesi bakımından yeni pazarlama taktikleri önemli olmaktadır. Bu taktikler belirlenirken şikayetler ve sıkıntıların göz önüne alınması zorunlu olduğundan ilgili bakanlığımıza müşteri şikayetleri ve sıkıntıları belirli dönemlerde şirketler tarafından rapor halinde sunulmalı ve hatta müşteri şikayet hattı oluşturulmalıdır. Bu konuda da teşvik ve cezalar söz konusu edilmelidir.

İç talep patlaması yaratmalı; bunun içinse, ithal ürünlere ek vergiler koymalı ve yerli ürünlerin tüketimi özendirilmelidir. Üretimde “ar-ge”yi zorunlu tutarak ve en önemlisi de şirketleri fason üretime teşvik ederek ülkemizin kalkınmasında önemli bir adım atılmış olur.

Sonuçta ar-ge ve inovasyon ile bire bir pazarlama birlikte ele alınmalı ve ülkemizin kalkınmasındaki rolleri açısından bunlarla ilgili ulusal politikalar belirlenmelidir.

 

Check Also

SENİ SEVİYORUM (NEDEN Mİ?) -2-

Seni seviyorum (Neden mi?) Çünkü, Bedenimde dolaşan yürek yangınımsın Beni benden eden sevda rüzgarlarısın Sende …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir